bakış
BAKIŞ

SURİYELİ MÜLTECİLER

Mehmet Ertan YİĞİT

Mehmet Ertan YİĞİT

E-Posta : ertanyigit60@gmail.com

Bir haftadır kafamı kurcalayan bir konu var.

Suriyeli mülteciler meselesi…

Türk halkı yüzyıllardır misafirperverliği ile bilinir. Öyle de devam etmektedir. Lakin şu son günlerde kamuoyunda Suriyeli mültecilere karşı bir öfke patlaması söz konusu. Bu noktada Türk halkının eskisi gibi misafirperver olmadığını söylemeyi kolaya kaçmak olarak değerlendiriyorum.

Ancak durum zannedildiği gibi değil.

Öncelikle mültecinin tanımına bakarak başlayalım;

 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne göre mülteci; ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen kişidir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus “Ülkesine dönemeyen” kişilere mülteci denir.

Her bayram akrabalarını görmek için Suriye’ye koşarak giden ve bayram sonrasında Türkiye’ye geri dönen Suriyeliler mülteci olamazlar. Bu duruma bizimle birlikte şahit olan Almanya “Ülkesine dönebilen mülteci değildir” diyerek bayram ziyaretine giden Suriyelileri Almanya’ya tekrar kabul etmedi.

Suriyelilerin karıştığı taciz, tecavüz, hırsızlık veya plajlarda gayri ahlaki hareketler gibi olayların haberlerde gündem olması kamuoyunda ciddi gerilmelere neden olmaktadır. Ayrıca bu haberler gündemi meşgul ederken Türk askerinin Suriye’de şehit düşmesi Türk halkını Suriyeli mülteciler konusunda derinden etkilemektedir.

Pusula Araştırma şirketinin yapmış olduğu anket sonucunda Türkiye’de en önemli problem Ekonomi (%28,40) ikinci en önemli problem Suriyeliler (%19) ve üçüncü en önemli problem İşsizlik ( %14,30) olarak saptanmıştır.

Ekonomik sıkıntılar içinde ve işsizlik çaresizliğinde olan halk bir de bu durumlar karşısında haklı olarak öfkesini kontrol edemez hale gelmiştir.

Yetkililer toplumda biriken enerjiyi sönümleyemezse İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde toplumsal olayların yaşanılması kaçınılmazdır.   


İzlenme: 99
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR