bakış
BAKIŞ

MADEN BAKANLIĞI ŞART

Mehmet Ertan YİĞİT

Mehmet Ertan YİĞİT

E-Posta : ertanyigit60@gmail.com

Artan döviz kuru, yükselen enflasyon ve işsizlik derken ülkemizin gelişmiş ülkeler nezdinde söz sahibi olabilmesi için Madencilik Sektörünün ekonomimizde ayrı bir yere sahip olduğunu düşünen bir Maden Mühendisi olarak izin verirseniz birkaç söz söylemek isterim.

Ülkelerin maden kaynakları bakımından zenginlikleri göz önüne alındığında ülkemiz yer altı zenginlikleri ile üst sıralarda yer almaktadır.  Bu kaynakların en gözdesi ise altın madenidir. Dünya rezervleri içinde % 0,5’ten fazla paya sahip olduğumuz madenler; ülkemiz için önemli madenler olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda ülkemiz dünya altın rezervinin % 2’sine sahip olmasıyla altın madeni bakımından zengin bir ülke olarak görülmektedir.

Ancak ülkemizdeki altın üretimi, altın tüketimini karşılayamadığı için Türkiye, aynı zamanda dünyanın en önemli altın ithalatçılarından birisi konumundadır. Türkiye’nin altın ithalatı son 20 yılda ortalama 156 ton/yıl civarına yükselmiştir. (MTA 2016) Örneğin 2018 yılında 202,35 ton altın ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bu oran 2017 yılında ise 370 ton olarak kayıtlara girmiştir. Bu değerler dikkate alındığında, ülkede var olduğu bilinen altın madeni potansiyelinin değerlendirilmesi, ülkemizin altın işlemeye dayalı ticaretten elde ettiği geliri kayda değer şekilde artırmakla kalmayacak aynı zamanda DÖVİZ TASARRUFU ve İSTİHDAM sağlayacaktır.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik buhran düşünüldüğünde madencilik sektörü ülkemiz için adeta bir can simidi olacaktır.

Bizleri güvenli limana ulaştıracak olan yer altı zenginliklerimizdir.  

Fakat ülkemizde en zor sektör madencilik sektörü olarak tanımlanabilir. Çünkü madencilik faaliyetinin başlaması için 92 adet yasaya, 87 adet yönetmeliğe, 16 adet uluslararası sözleşmeye ve 8 adet tüzüğe uyarak, 21 kurumdan ve 8 bakanlıktan izin alınması gerekiyor. (Yasa ve yönetmeliklerde yapılan son değişiklikler dâhil değildir)

Kısacası birçok kurumdan alınması gereken izinler, yasal zorunlulukların aşırılığı madencilik faaliyetlerinin istenildiği gibi yürütülememesine neden olmaktadır. 

Bilinçsiz yapılan madenciliğin doğaya verdiği zararın ben de sizler gibi elbette farkındayım.

Tam bu noktada şunu da ifade etmek isterim; Yeraltı zenginliklerimizi değerlendirerek, ülke ekonomisine katkı sağlandıktan sonra maden sahalarının uygun ve etkin "Rehabilitasyon Eylem Planı" ile doğaya geri kazandırılmasının sağlanması şarttır. Ancak bu kontrol mekanizmasının bu kadar büyük bir sektör için eğreti bir genel müdürlükle idare edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ülkemizde MADEN BAKANLIĞI’NIN artık bir zorunluluk olduğu bilinmelidir.

Ayrıca doğru bilindiği zannedilen bir yanlışı da düzeltmek isterim; Siyanür ile altın madeni aranmaz! Siyanür altın cevherini zenginleştirme proseslerinde kullanılır. Bu prosesler tüm güvenlik önlemleri alınarak yapılmaktadır.

Yeraltı zenginliklerimizle övünebilmemiz için öncelikle onları değerlendirebilmemiz gerekir.

                                                                                         


İzlenme: 266
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR