KIBRIS DA DESTAN YAZAN KAHRAMAN TÜRK ASKERİNİN TERTEMİZ KANI

HASAN ALPARSLAN

HASAN ALPARSLAN

E-Posta :

KKTC, adada 1974 öncesi Türklere soykırım uygulamak isteyen Rumların saldırıları sonrası garantörlük hakkını kullanan Türkiye’nin müdahalesi sonucu soykırımdan kurtulan Türklerin kurduğu bir devlettir. Kıbrıs Türk halkını barış ve özgürlüğe kavuşturan 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nım 40. yıldönümü kutlu olsun.
1974 20 Temmuz’undan önce Türkler Rumlar tarafından katledilip, toplu mezarlara konulurken diğer iki garantör devletin, İngiltere ve Yunanistan’ın bu katliama sadece seyirci kalması, Müslüman Türklere yapılan haksızlığın ve haçlı zihniyetinin bir göstergesi değimlidir?
Bizim için milli bir dava haline gelmiş Kıbrıs’ta bize yapılanları ‘’ Tarihten ders çıkarmadığımız sürece tekrar yaşamaya mahkum oluruz’’ sözünü unutup ayni acıları bize tekrar yaşatmaya çalışanlara hatırlatmak istiyorum.
Bilgeliğin zirvesi bugünde yaşamak, geleceği planlamak ve geçmişten kar sağlamaktır.
21 Aralık’ta Kıbrıs’ta yaşanan Türklere yapılan saldırılar, Kanlı Noel, Küçük Kaymaklı Katliamı birer masal değil hepsi gerçektir. Gerçek üzerinden 50 yıl geçtiği için bazılarının hafızaları zayıflamış olabilir. Doktor Nihat İlhan’ın eşi ile iki çocuğunu saklandıkları banyo küveti içinde makineli tüfeklerle kurşunlandığı, 1972’de Geçit kale’de 80 yaşındaki Hüseyin Kamadan ve 70 yaşındaki karısının hasta yataklarında kurşunlarla delik deşik edildiği, ayni köyde teslim olan Türklerin kurşuna dizildiği ve yakıldığı nasıl unutulabilir.
21 Aralık 1963’teki saldırılardan 1965’e kadar geçen dönemde Rum saldırıları ve tehditlerinden dolayı Kıbrıslı Türk Milletvekilleri meclise giremediler. Bununla birlikte 23 Kasım 1963’te hukuki bir kılıfta olsa anayasayı ilga etmeye çalışan papaz Makarios olmadı mı?
Şimdi bazıları diyor ki, ’bunlar geçmişte yaşandı bitti. Unutuldu gitti. Artık biz bu psikolojiden kurtulup geleceğe bakalım. Peki bakalım çok değil Bosna’da yaşananları düşünelim. Avrupa’nın ortasında tam üç yıl süren Bosna faciasında 250.000 sivil çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden hunharca katledildi.
Soralım zayıf hafızalı insanlara ve tıpkı mütareke dönemindeki İstanbul basınını andıran taraflı basınımıza. Bosna’da sık sık şahit olduğumuz sivillerin toplu mezarlara gömülmesi dehşetini Kıbrıs’ta daha önce yaşadık bir daha mı yaşayalım?
Türk milleti olarak var oluşumuzu anlamlandıran en önemli hassas iyemiz dünyanın her neresinde bir Türk varsa, onun varlığını kendi varlığımızla bir tutarız. Bu anlamda bu konuya herkesten çok duyarlı, inatçı ve kararlı olmalıyız.
Türk halkının düşünmesi gereken ilk soru; Türk dünyasının emperyalist güçlerin istediği biçimde mi, yoksa onun için savaşmış, can vermiş milletinin arzusu doğrultusunda mı şekillendirecektir Bizim için milli bir dava haline gelmiş Kıbrıs’ta Türkiye hem kendi onurunu ve geleceği için hem de Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin geleceği için taviz veremez. Ada’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin bu günkü özgürlüğünü ve rahatlığını sağlayan Kıbrıs da destan yazan kahraman Türk askerinin tertemiz kanıdır.
Bedeli kanla ödenmiş Kıbrıs’ta yer edinmeye çalışan hain odaklar gün gelecek ayni bedeli ödeyip def olacaklardır.
Çünkü biz bu milletin vicdanı olarak bütün bu olup bitenlere müsamaha göstermeyeceğiz, çünkü müsamaha şuuru bir gaflettir ve şuurlu olduğu içinde gafletten çok ihanettir.


İzlenme: 382
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR