AKP
AKP

DÜRÜSTLÜK ESASTIR

Fahrettin Dağlı

Fahrettin Dağlı

E-Posta :

Rejimler ya darbeyle veya seçmenin kahir çoğunluğunun desteğini alan partilerin fiili olarak devletin yapısına müdahale etmesi yoluyla değişir. Partiler iktidarda olmanın avantajlarını kullanmaya devam etmek için hukuktan uzaklaşarak her türlü medya imkanlarını kullanabilir, hile ve desiselerle seçmen iradesini manipüle ederek seçimlere fesat karıştırabilir, adil rekabetin oluşmasına da mani olarak seçimleri alabilirler.

Bu süre zarfında bürokraside kadrolaşma güçlenir ve zaman içinde demokrasinin temel işlevi olan kuvvetler ayrılığı prensibinden uzaklaşılarak kuvvetlerin tek elde toplanmasıyla rejimin adı demokratik parlamenter sistem de olsa fiiliyatta tek adam yönetimine geçilmiş olur.

Bu yöntem ne hukuki, ne insani ve ne de İslamidir.
İslami değildir çünkü ahlaki değildir. Müslümanlık iddiasındaki hiçbir siyasetçi bu yöntemi ahlaki bularak bu yola tevessül edemez. Ederse dinin hakikatini tahrif ederek, indi kanaatlerine malzeme yapmış olur. Yani, hakikatin üstü örtülür.
Bir defa Allah, Kitabında mümini tarif ederken sık sık şu temsili hatırlatır: “O müminler ki, ahitlerine (sözleşmelerine, anlaşmalarına) sadıktırlar.” veya başka bir ifadeyle “onlar ki, sözlerinde dururlar.”

Şimdi siz diyorsunuz ki, “biz demokratik rejime inanıyoruz ve onun gereklerini yerine getirip parti kuruyor ve seçimlere giriyoruz. Kazandığımız takdirde ülkeyi yine yasalarda belirtilen ilke ve kaidelere uygun olarak idare edeceğiz. Seçim zamanı geldiğinde eşit, adil rekabet koşullarını sağlayarak ülkeyi seçime götürecek ve seçim sonucunda da halkın iradesine saygı göstererek ya devam edecek veya kazanana iktidarı teslim edeceğiz.”

Seçimlere katılarak zımnen bunu taahhüt etmiş bulunuyoruz. Bunun hilafına bir tutum ve davranış içerisine girmek asla ahlaki ve dolayısıyla İslami olamaz.
Şuurlu her müslümanın siyasi anlayışı ve ahlakı şu olmalı: “Ben illa da iktidar olma mecburiyetinde değilim. İnsanlara hidayet bahşetme veya onları bir tutum almaları için zorlamaya hakkım da yok. Sadece bana emanet edilen iktidar imkanlarını adil ve dürüst bir şekilde kullanmak ve yeri geldiği zamanda o emaneti bir başkasına devretmek zorundayım.

Çünkü müslüman ahlakı bunu gerektiriyor.
Belki bu demokrasi denilen rejimin adil olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.
Hiçbir beşeri rejim kamil bir adalet iddiasında bulunamaz. Ancak demokrasi bugüne kadar beşer aklının ortaya koyduğu mahsurları en aza indirgenmiş rejimdir. Baştan şartlarını bilerek ve isteyerek bu yarışa katılıyorsak sonradan yarışın şartlarını beğenmemek ve o zımni sözleşmeyi yok saymak doğru olamaz. Bu durum mensubiyet iddiasında bulunduğunuz dinin vazettiği ahlakla telif edilemez.

Siyasetle ilgilenen müslümanların bu temel esasları bilmeleri ve ona göre siyasal faaliyette bulunmaları beklenir.


İzlenme: 156
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR